KSDFL FORUM

Tam Görünüm: Sıradışı.. - Premonition..
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Holywood'da genç yetenek olarak adından bahsedilen ve gelecek vaad ettiği söylenen Türk asıllı Alman yönetmen Mennan Yapo'dan ilginç bir film..

daha önce farklı dizilerde ya da filmlerde ele alınmış sabah kalktığınızda dünü hiç yaşamamış gibi herşeyin normale döndüğü konusu; biraz daha farklılaştırılarak, özgünleştirme çabası içinde bir formata sokulmaya çalışılmış..

Linda adlı bayan iş seyahatine giden eşinin ölüm haberini alışıyla yıklır.. neye uğradığını şaşırır ve akşam hayatını nasıl devam ettireceği konusunu düşünürken elinde kocasının resmi sızar, uyuyakalır.. ama sabahleyin uyuyakaldığı salon koltuğunda değil yatak odasında uyanır ve kocasını televizyon seyrediyor olarak bulur.. bu sefer daha büyük bi şaşkınlık yaşar.. bi önceki gün yaşadığı herşey bir rüya mıdır..?? dünü hiç yaşamamış olmaya çalışırken gün içinde bi önceki günün aynısını yaşamaya başladığını farkeder... ama aslında olay aynı günü tekrar tekrar yaşamak değil bir haftalık süreçte günlerin yerini değişmiş olarak yaşamasıdır.. filmin o klasik konulardan farkı da burada başlar.. önce perşembe sonra pazartesi sonra cuma ardından pazar vs vs.. filmin sonuna doğru eşini kaybettiği çarşamba günündedir artık ve onu kurtarmak için çabalar.. kurtarabilir mi sorusunun cevabını da vermeyeyim artık isterseniz..
filmin sonunda nasıl oldu da normal hayatına döndü..?? bu gelgitli düzensiz günler neden sadece bir haftayla sınırlıydı..?? bu soruların cevabı yok.. ama bu düzensiz haftayı neden yaşadığına cevap olarak bir papazın konuşması devreye giriyor.. papaz tarihten bikaç örnekle inançsız insanların, umudunu kaybetmişlerin bu tip şeyler yaşadığını öne sürüyor..

film kısaca böyle.. dediğim gibi özgün bi konu değil de özgünleştirlmeye çalışılmış klasik bi konu var karşımızda.. film izlerken seyir zevki veriyor ama bittiğinde sanki boş bi filmmiş izlenimi uyandırıyor.. çünkü aklınızda ne filmin konusu ne de güzel bi film düşüncesi; sadece 'Sandra Bullock'un o şok olmuş, üzülmüş, sonra şaşırmış, bi ara sevinmiş, sonra aldatılmış, umudunu yitirmiş gibi duyguların -"upset"- hepsini bir buçuk saatlik filmde nasıl oldu da bize gerçekmişçesine hissettirebildiği sorusu ve bu muhteşem oyunculuğu kalıyor..

konu çok da öenmli değil diyerek kaliteli oyunculuğa önem veren 'Sandra Bulllock' izlemek isteyenlere tavsiye edilir..
Referans Adresler